Süper Lig hedefini canlı ve zinde tutmak isteyen Kayserispor son iki haftadır 90+’larda kaybettiği 4 puanı Muğlaspor galibiyetiyle telafi etti. 6 gol attı 3 puan aldı.
Maçta sahaya tilki çıktı. Kayseri’de martı çıkacak değil ya demeyin, şaka yapmıyorum, tilki!
Her iki yarıda gelen 3’er golle Kayserispor rakiplerine de göz dağı verdi. İstanbulspor’u 4-0 yenen yendikten sonra ilk kez 6 golle sahadan ayrılarak 30 puana ulaştı.
Liderliği kaptırdığı Bursaspor’un dolu dizgin gidişine yetişmek isteyen Kayserispor, ılık bir Kasım akşamında geçen maçlara göre biraz daha kalabalık taraftarını 6 gollü galibiyetle sevindirdi.
5 haftadır deplasmanda yenilmeyen Muğlaspor’u yendiğinde Bursaspor’la puan farkını 1’e indirecek, Cuma günü Bursaspor’un Antalya deplasmanındaki kaybını bekleyecekti. Ümraniye deplasmanı galibiyetiyle de milli arada yeniden liderliğe yükselebilecekti. Muğlaspor’da zorlanmadı.
Kayseri’de Sarıyer’i yenerek Bursaspor’la alt gruptan kopup ilk iki olmayı domine edip hedefine gidecekti. Bunun için ilk hedefi Muğlaspor’du. O’nu kayıpsız geçmesi gerekiyordu. Bunu çok kolay başardı.
Daha önce bahsettiğim kondisyon yetersizliğiyle konsantrasyon kaybının neden olduğu oyun kalitesindeki düşüş kaybettiği puanların gerisinde yatıyordu. 6 gol attı ama sıkıntıların da hepsi yine nüksetti.
Takımın toplam enerjisini sadece 11 kişiden harcamamak gerekir. 5 oyuncu değiştirme hakkını 80’den sonra yapmanın kime ne faydası var ki?
Esas olan mücadele ve enerjiyi verimli şekilde oyunun tamamına yaymak. Atila Gerin bu maçta 45. Dakikadan itibaren bütün değişiklik haklarını kullandı. İyi de yaptı.
Kayserispor Muğlaspor maçının galibiyetiyle zayıf ve ayıplı yönlerini revize edecekti. Ama ilginç biçimde ikinci yarıda geri çekildi.
Muğlaspor maçı önemli sınavdı. Daha önceki hatalardan ders alıp almadığı belli olacaktı. 6 gol attı ama rakibine çok net fırsatlar verdi.
Batman ve Iğdır puan kaybederken kazanıp avantaj sağlama, telafi şansını ve iç sahada oynamanın faydasını ilk yarıdaki iyi oyunuyla değerlendirdi.
Muğlaspor, Yalçın Koşukavak ile iyi gidiyordu. Son iki hafta kaybetmedi. Son 5 hafta deplasmanda yenilmemişti, son maçta 5 gol atmıştı fakat savunmasının affedilmez hatalarıyla 6 gol yedi, ama yine de dağılmadı.
Kayserispor ilk yarıda pas yaparak, panzer gibi hareket ederek, kendinden emin, atak disiplininden kopmadan, hoş oyunuyla galibiyeti buldu. Aslında maçı da ilk yarıda kopardı.
Ön alan baskısında klasik biçimde orta sahada topu kapan Görkem’in kaçırdığı Seferi, Camara’ya ‘boş kaleye gönder’ dediği topla ilk atakta golü buldu.
Ön alan baskısına çıktığında ise defansının arkasına ve arasına atılan toplarda rakibine önemli gol fırsatları verdi.
Sondan bir ve ikinci paslara kadar göze hoş gelen paslarla hızlı hücum organizasyonlarını sonuçlandıramayan Kayserispor yine Görkem’in kaçırdığı Moreno ikinci golü buldu.
Muğlaspor defansının hatalı pasını kapan Moreno bir dakika sonra üçüncü golü attı, Kayserispor’u rahatlattı.
Bu rahatlık ikinci yarıya bambaşka bir Kayserispor çıkardı. Sinik, tutuk, Muğlaspor’un baskıları karşısında şaşkın ve bunalmış Kayserispor izledik.
İlk 15 dakika pozisyon üretmekte çok zorlandı. Yardımına ise Muğlaspor defansı kendi kalesine gol atarak yetişti.
İlk organize atağında Seferi ceza yayı üzerinde kendine yakışır vuruşla beşinci golü, ikincisinde ise Camara’nın Görkem gibi kaçırdığı Hasani altıncı golü atmakta zorlanmadı.
Kayserispor ilk yarı fişi çekti, ikinci yarı rakibin hatalarına cezayı kesti.
Belki biraz erken değil mi diyebilirsiniz ama bana göre iki hafta içindeki iki maçı kazanan Kayserispor ve Bursaspor alt gruptan kopar, Süper Lige koşar.
Diğerleri de ilk 6 için alttakiler de düşmemek için oynar.
Maçtaki 6 golden daha renkli bir görüntü daha vardı: Bilet almadan sahaya giren kurnaz tilki. Bizim Murat Talha maçtaki tilkiyi görüntülemiş, sosyal medya hesaplarından paylaştı.
Maçlarda sahada martı, kedi, köpek, güvercin görmüştük. Ama Kayseri’nin özelliğini temsil eden tilki sahaya çıktı. İlginç…
Yorum Yazın