Pes vallahi, pes!
Kayseri'de yaklaşık bir yıldır konuşulan 88 milyon 591 bin liralık reçete skandalında yaşananlara baktıkça insanın aklı almıyor!
Eczacılar yargılanıyor.
Kalfalar yargılanıyor.
Ecza deposu çalışanları yargılanıyor.
Peki, milyonlarca liralık reçetelerin ve sağlık raporlarının altında e-imzaları bulunan doktorlar?
Maşallah, rahatlıklarına diyecek yok!
Yahu sizin e-imzanız kullanılmış!
Sizin adınıza kanser ilaçları yazılmış!
Sizin imzalarınızla sağlık raporları düzenlendiği iddia ediliyor!
Ama siz ne diyorsunuz?
"Bizim haberimiz yok, sekreter kullanmış!"
İyi de Sayın Hocalar...
Bu kadar mı?
Sizin e-imzanızla milyonlarca liralık işlem yapıldığı iddia ediliyor, siz nasıl bu kadar rahatsınız?
BU RAHATLIĞIN SEBEBİ NE? KİME GÜVENİYORSUNUZ?
Gerçekten merak ediyorum!
Hangi güvenceyle bu kadar rahat davranıyorsunuz?
Kimsenin size soru sormayacağını mı düşünüyorsunuz?
Yoksa akademik unvanlarınızın sizi her türlü incelemenin dışında tutacağına mı inanıyorsunuz?
Ben kimsenin arkasında bir güç olduğunu iddia etmiyorum.
Ama ortadaki tabloyu gördükçe sormadan da edemiyorum!
Bu rahatlığın kaynağı ne Sayın Hocalar?
Prof. Dr. Ali Ünal ile ilk haberlerimiz sırasında telefonda görüştüğümde bana açıkça şunu söylemişti:
"İmzalarımızı sekreterimiz kullanmış. İlaçları o yazmış. Bizim bilgimiz dışında gerçekleşmiş. Biz de şikâyetçi olacağız."
Peki aradan geçen bunca zamanda ne oldu?
Hangi şikâyetler yapıldı?
Hangi hukuki süreçler başlatıldı?
Kendi e-imzalarının kullanıldığını söyleyen doktorlar bu işin sonuna kadar gidilmesi için ne yaptı?
Varsa yaptıklarınızı açıklayın!
Ama kusura bakmayın, "Sekreter kullanmış, bizim haberimiz yok" demekle bu mesele kapanmaz!
M.Ç. NEREDE? NEDEN HÂLÂ HASTANEDE?
Gelelim dosyanın en dikkat çekici isimlerinden birine...
M.Ç. isimli sekreter!
Doktorların e-imzalarını bilgileri dışında kullandığı iddia edilen isim!
Peki M.Ç. neden hâlâ hastanede görev yapıyor?
Hakkındaki bu kadar ciddi iddiaya rağmen başka bir birimde çalışmaya devam ettiği belirtiliyor.
Doğruysa soruyorum:
Hangi idari inceleme yapıldı?
Hangi disiplin süreci işletildi?
Görevine devam etmesi hangi değerlendirmeye dayanıyor?
Doktorların e-imzalarını kullandığı iddia edilen bir personel hakkında üniversite yönetimi hangi somut adımları attı?
Eczacılar mahkemede, kalfalar mahkemede!
Peki M.Ç. hakkındaki iddialar neden hâlâ bütün yönleriyle açıklığa kavuşturulmadı?
Buradan M.Ç.'yi suçlu ilan etmiyorum.
Ama böylesine ciddi iddiaların merkezindeki bir ismin görev durumunu ve hakkında yürütülen işlemleri sormak da benim gazetecilik görevim!
Üstelik yalnızca M.Ç.'yi değil, doktorları da soruyorum!
Çünkü e-imzaların sahibi onlar!
Bir sekreter bu imzalara nasıl erişti?
Kim izin verdi?
Kim denetledi?
Ve bütün bu işlemler yapılırken kimsenin mi haberi olmadı?
SAĞLIK BAKANLIĞI VE YÖK NEYİ BEKLİYOR?
Buradan Sağlık Bakanlığına, YÖK'e ve Erciyes Üniversitesi yönetimine sesleniyorum!
Ortada 88 milyon 591 bin liralık kamu zararı iddiası var!
Doktorların e-imzaları var!
Usulsüz düzenlendiği iddia edilen reçeteler ve sağlık raporları var!
Peki siz ne yaptınız?
Hangi soruşturmaları tamamladınız?
Hangi sorumlulukları tespit ettiniz?
Mahkemenin beklediği rapor neden hâlâ dosyaya ulaşmadı?
Bir yıldır konuşulan bu olayda artık somut cevaplar görmek istiyoruz!
BU RAHATLIK NORMAL DEĞİL!
Benim asıl dikkatimi çeken, doktorların kendi e-imzalarının kullanıldığı iddiası karşısındaki rahatlığı!
Yahu insan kendi imzasıyla böyle işlemler yapıldığını öğrense ortalığı ayağa kaldırır!
Siz neden bu kadar sessizsiniz?
Neye güveniyorsunuz?
Birileri sizi koruyacak diye mi düşünüyorsunuz?
Yoksa bu işin sonunda kimsenin size hesap sormayacağına mı inanıyorsunuz?
Bunları iddia olarak değil, cevap bekleyen sorular olarak soruyorum.
Çünkü ortadaki görüntü hiç normal değil!
Üstelik doktorların ve M.Ç.'nin ifadeye çağrıldığı bilgisi de gündeme geldi.
O halde bu süreç nereye vardı?
İfadeler alındı mı?
E-imza kayıtları incelendi mi?
Kimlerin hangi işlemlerden sorumlu olduğu belirlendi mi?
Bu soruların cevapları kamuoyuna açıklanmalı.
Kimse kusura bakmasın!
Ben bu dosyanın ilk gününden beri peşindeyim.
Bundan sonra da bırakmayacağım.
Gazeteciye dava açmak kolay!
Ama kendi e-imzanızın nasıl kullanıldığını ortaya çıkarmak ve gerçeklerin aydınlatılması için mücadele etmek de bu kadar zor olmamalı!
Sayın Hocalar, bu rahatlığınızın sebebini açıklayın!
Sayın Rektör, M.Ç.'nin görev durumunu ve hakkındaki idari işlemleri açıklayın!
Sağlık Bakanlığı ve YÖK, bu dosyada hangi denetimleri yaptığınızı kamuoyuyla paylaşın!
Çünkü mesele 88,5 milyon liralık kamu zararı iddiası!
Mesele hastaların hakkı!
Mesele devletin parası!
Ve ben hâlâ aynı soruyu soruyorum:
88,5 MİLYON LİRALIK SKANDALDA HERKESİN HESABI SORULURKEN, DOKTORLARIN BU RAHATLIĞI NEREDEN GELİYOR?
Pes vallahi!
Kalın Sağlıcakla...
Yorum Yazın