Kayseri

Saadet Partili Altun’dan İktidara Sert Eleştiri: “Devlet, Bir Partinin İç Meselelerine Kurban Edilemez”

|
Saadet Partisi Kayseri İl Başkanı Erdal Altun, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, bürokratik atamalar, fon soruşturmaları ve COP31 kapsamında gündeme gelen iklim politikalarına ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Altun, “Devlet, bir partinin; kamu kaynakları, bir grubun; tarım ve hayvancılık ise uluslararası sermaye çevrelerinin çıkarlarına terk edilemez” dedi.

Saadet Partisi Kayseri İl Başkanı Erdal Altun, yaptığı yazılı açıklamada Türkiye'nin yönetim sistemi, kamu kurumlarındaki atamalar, son dönemde gündeme gelen fon soruşturmaları ve iklim politikalarını değerlendirdi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçilirken bürokrasinin azaltılması, karar alma süreçlerinin hızlandırılması ve devletin daha etkin yönetilmesinin vaat edildiğini hatırlatan Altun, gelinen noktada bu hedeflerin sorgulanması gerektiğini savundu.

“Devlet Yönetimi Parti İçi Hesaplaşmalara Kurban Edilemez”

Cumhurbaşkanının devlet meseleleri yerine parti içi siyasi dengeler, belediye başkanı ve meclis üyesi transferleriyle meşgul edildiği yönünde bir görüntü oluştuğunu öne süren Altun, şu ifadeleri kullandı:

“Bürokrasi azalacak, karar alma mekanizmaları hızlanacak, devlet daha etkin ve verimli çalışacaktı. Peki bugün geldiğimiz noktada ne görüyoruz? Devlet yönetimi, parti içi hesaplaşmaların ve dar çevrelerin etkisinin tartışıldığı bir zemine dönüşmüş durumda. Devlet yönetimi, bir siyasi partinin iç meselelerine kurban edilemez.”

“Atamalarda Liyakat mi, Siyasi Lobiler mi Etkili?”

Rektör, vali ve üst düzey bürokrat atamalarındaki kriterlerin kamuoyuna açık biçimde anlatılması gerektiğini belirten Altun, bazı atamalarda siyasi ve bürokratik lobilerin etkili olduğu yönündeki iddiaların araştırılmasını istedi.

Devlet kurumlarındaki karar süreçlerinin neden aksadığı sorusunun cevaplanması gerektiğini ifade eden Altun, kamu yönetiminde liyakat, şeffaflık ve öngörülebilirliğin esas alınması çağrısında bulundu.

“Fon Soruşturmasının Bütün Bağlantıları Ortaya Çıkarılmalı”

Türkiye gündemindeki fon soruşturmalarına da değinen Altun, iddiaların yalnızca finansal işlemlerle sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.

Siyasi bağlantılar, belediyeler ve kamu kurumları üzerinden yürütüldüğü ileri sürülen faaliyetlerin kapsamlı şekilde incelenmesini isteyen Altun, şöyle konuştu:

“Kimler bu işin içindedir? Kimler hangi siyasi ve bürokratik imkânları kullanmıştır? Bu ilişkiler ağı nereye kadar uzanmaktadır? Yargı makamları olayın bütün bağlantılarını ortaya çıkarmalıdır. Varsa örgütlü faaliyetler de bütün yönleriyle araştırılmalıdır.”

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan'ın konuya ilişkin değerlendirmelerini hatırlatan Altun, fon meselesini dünya tarihinin en büyük vurgunlarından biri olarak gördüklerini ifade etti.

İddiaları araştıran gazetecilerin cezalandırıldığını da ileri süren Altun, basın özgürlüğü ve kamuoyunun haber alma hakkının korunması gerektiğini vurguladı.

“COP31 Türk Çiftçisine Yeni Yükler Getirecek mi?”

Açıklamasında COP31 ve iklim politikalarına geniş yer ayıran Altun, uluslararası iklim taahhütlerinin Türk tarımı ve hayvancılığı üzerindeki olası ekonomik etkilerinin açıklanmasını istedi.

Çevrenin korunmasına karşı olmadıklarını ancak iklim politikalarının üreticilere yeni maliyetler getirmesinden endişe duyduklarını belirten Altun, şu soruları yöneltti:

“Çevreyi koruma adı altında Türk çiftçisinin, besicisinin ve üreticisinin geleceği hangi taahhütlere bağlanmaktadır? Zaten mazot, gübre ve yem maliyetleri altında ezilen çiftçimize yeni yükler mi getirilecektir? Karbon ticareti mekanizmaları belirli şirketlere yeni kazanç kapıları mı açacaktır?”

İklim Kanunu kapsamında gündeme gelen karbon düzenlemeleri ve emisyon hedeflerinin üretim sektörlerine etkilerinin kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini savunan Altun, tarımda dışa bağımlılığı artırabilecek politikalardan kaçınılması çağrısında bulundu.

“İklim Politikaları Sermayeye Kazanç, Çiftçiye Borç Olmamalı”

İklim politikalarının Türk çiftçisini üretimden uzaklaştıracak sonuçlar doğurmaması gerektiğini ifade eden Altun, “İklim politikaları bir avuç sermaye grubunun kazanç kapısı, Türk çiftçisinin ise yeni bir borç yükü haline getirilemez” dedi.

Altun, karbon ticaretinden hangi şirketlerin ve sektörlerin fayda sağlayacağının, üreticilerin ise hangi maliyetlerle karşılaşacağının şeffaf biçimde ortaya konulmasını istedi.

“Millet Artık Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik İstiyor”

Devlet yönetimindeki liyakat tartışmaları, fon soruşturmaları ve uluslararası iklim taahhütlerinin kamuoyunda ciddi soru işaretleri oluşturduğunu belirten Altun, bütün iddiaların araştırılması gerektiğini söyledi.

Saadet Partisi'nin önümüzdeki seçimlerde iktidarın paydaşı olmayı hedeflediğini ifade eden Altun, Genel Başkan Mahmut Arıkan'ın açıklamalarına atıfta bulunarak, kamu kaynaklarının kötüye kullanılmasına ilişkin suçların ortaya çıkarılması ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesi için mücadele edeceklerini dile getirdi.

Altun, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Bizim siyaset anlayışımızda devletin temel görevi, milletin hakkını korumak, üreticiyi desteklemek, adaleti tesis etmek ve emanete sahip çıkmaktır. Milletin alın terini korumak, devletin itibarını korumaktır. Milletimiz artık süslü vaatler değil, şeffaflık, hesap verebilirlik ve adalet istiyor.”

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.