Kayseri EYT Dernek Başkanı İsmail Yılmaztürk, emekli maaşları ile açlık ve yoksulluk sınırı arasındaki farkı gündeme taşıyarak yetkililere çağrıda bulundu. Emeklilerin her geçen gün ağırlaşan geçim şartlarıyla mücadele ettiğini belirten Yılmaztürk, emekli maaşlarının insanca yaşam seviyesine yükseltilmesini, aylık bağlama oranlarındaki adaletsizliklerin giderilmesini ve intibak düzenlemesinin hayata geçirilmesini istedi.
“EMEKLİ OLMAK ARTIK GEÇİM MÜCADELESİ VERMEK DEMEK”
Türkiye'de emeklilerin ekonomik açıdan zor bir dönemden geçtiğini ifade eden Yılmaztürk, “Bugün Türkiye'de emekli olmak, yıllarca çalışıp huzur içinde yaşamak değil, her ay geçim mücadelesi vermek anlamına gelmiştir. Rakamlar ortada, gerçekler ortada. Artık kimse emeklinin yaşadığı ekonomik tabloyu görmezden gelemez” ifadelerini kullandı.
“EMEKLİ MAAŞI AÇLIK SINIRININ 14 BİN 472 LİRA ALTINDA”
2026 yılı Ekim ayına ilişkin ekonomik verileri paylaşan Yılmaztürk, en düşük emekli maaşının 23 bin 552 TL olduğunu, dört kişilik bir ailenin açlık sınırının ise 38 bin 24 TL'ye ulaştığını belirtti.
Yılmaztürk, açıklamasında dört kişilik ailenin yoksulluk sınırını 123 bin 856 TL, bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyetini 49 bin 124 TL ve TÜİK'in yıllık enflasyon oranını yüzde 29,77 olarak aktardı.
Emekli maaşı ile açlık sınırı arasında 14 bin 472 TL fark bulunduğuna dikkat çeken Yılmaztürk, “23 bin 552 TL maaş alan bir emekli, 38 bin 24 TL'lik açlık sınırının altında nasıl yaşayacak? Daha ailesinin yalnızca mutfak masrafını karşılayamayan emekli; kirasını, elektriğini, suyunu, doğalgazını ve ilaç parasını nasıl ödeyecek?” diye sordu.
“BİZ SADAKA DEĞİL, HAKKIMIZI İSTİYORUZ”
Emeklilerin yıllarca ülke ekonomisine katkı sunduğunu vurgulayan Yılmaztürk, şöyle konuştu:
“Yıllarca bu ülkeye hizmet etmiş, fabrikalarda, tarlalarda, atölyelerde alın teri dökmüş insanlara reva görülen yaşam bu mu? Biz emekliler sadaka istemiyoruz. Biz yıllarca ödediğimiz primlerin karşılığını, insanca yaşamayı ve hak ettiğimiz adaleti istiyoruz. Emeklinin hakkını enflasyon rakamlarının arkasına saklayamazsınız. Emeklinin sofrasındaki eksilmeyi istatistiklerle örtemezsiniz.”
“EMEKLİ BU ÜLKENİN YÜKÜ DEĞİL, ALIN TERİDİR”
Yetkililere seslenen Yılmaztürk, emeklilerin bütçeye yük olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, “Emekliyi bütçeye yük olarak görmekten vazgeçin. Emekli bu ülkenin yükü değil, bu ülkenin alın teridir, hafızasıdır, emeğidir” dedi.
Emeklilerin ekonomik şartlarının iyileştirilmesi için somut adımlar atılması gerektiğini dile getiren Yılmaztürk, “Emekli maaşları insanca yaşam seviyesine çıkarılmalı, aylık bağlama oranlarındaki adaletsizlik giderilmeli, intibak düzenlemesi yapılmalı ve emekliler arasındaki gelir adaletsizliğine son verilmelidir” ifadelerini kullandı.
“SUSMAYACAĞIZ, HAKKIMIZI ARAMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Açıklamasının sonunda sosyal devlet ilkesine vurgu yapan Kayseri EYT Dernek Başkanı İsmail Yılmaztürk, şu ifadelerle çağrısını tamamladı:
“Unutulmasın ki emeklinin hakkını savunmak bir lütuf değil, sosyal devletin görevidir. Biz susmayacağız, hakkımızı aramaya devam edeceğiz. Çünkü emeklilik yoksulluk değil, insanca yaşam hakkıdır.”

Yorum Yazın