Her yeni başlangıç, içinde taze bir umut tohumu barındırır. Bugün ben de yepyeni bir mecrada , Gastetürk ailesinin o sıcak çatısı altında sizlerle buluşmanın tarifsiz heyecanını yaşıyorum. Yeni bir oluşum; yeni bir ses, cesur bir nefes ve birlikte yürüyeceğimiz uzun bir yolculuk demek. İlk yazımızın bereketiyle, herkese yürekten bir hayırlı olsun diyor ve o meşhur kelimeyi usulca bırakıyorum köşeme: Hoş bulduk..
Ülkemizin gündemi, durmaksızın dönen bir değirmen gibi zamanı öğütürken, bazen o büyük gürültünün arasında adaletin sessiz sedasız işleyen çarklarını duyamıyoruz. Özellikle Sayın Akın Gürlek'in Adalet Bakanlığı görevini devralmasıyla birlikte , yargının o kasvetli koridorlarında ezber bozan, taze bir rüzgar esmeye başladı. Sayın Bakan'ın koltuğa oturur oturmaz ilk işlerinden biri, toplumun vicdanında sızlayan birer yara olarak kalan, adliye arşivlerinin karanlık dehlizlerindeki faili meçhul dosyaların kapağını cesaretle aralamak oldu. Yıllardır üstü örtülen, unutulmaya yüz tutmuş o sır dolu olayların üzerine böylesine bir kararlılıkla gidilmesi, içimizdeki adalet inancına adeta can suyu verdi.
Bu sarsılmaz iradenin ve kılı kırk yaran o titiz mesainin en somut, en çarpıcı meyvelerinden birine çok yakın bir zamanda Kayseri'de şahit olduk. Belki hatırlayanların yüreği bir kez daha sızlayacaktır; 2023 yılının o hüzünlü Ekim ayında, Asri Mezarlık'ın o derin sessizliği vahşi bir cinayetle bozulmuştu. Yüzde 84 zihinsel engelli, kimseye zararı dokunmayan tertemiz bir can, Fehmi Lup acımasızca bıçaklanarak hayattan koparılmıştı. Tam 3 yıl boyunca sır perdesi aralanamayan bu vahşet, faili meçhuller arasında kanayan bir yara olarak beklemişti,
İşte o raflardaki dosyaların yeniden açılması yönündeki güçlü irade sayesinde, emniyetimizin isimsiz kahramanları tam 1750 saatlik kamera görüntüsünü saniye saniye, iğneyle kuyu kazar gibi inceledi. Ve nihayet o 3 yıllık karanlık kördüğüm çözüldü, zanlı adaletin keskin terazisine teslim edildi.
"Geç gelen adalet, adalet midir?" diye çokça tartışılır elbet ama o dosyanın tozlanıp kapanmasına müsaade etmemek, mağdur yakınlarının yanan yüreğine bir avuç da olsa su serpmektir. Darısı, aydınlatılmayı bekleyen ve vicdanları kanatan diğer tüm karanlık dosyaların başına.
Gasturk'teki bu ilk buluşmamızın ardından, her hafta hayatın telaşesinden kopup vicdanın ve hakikatin izini sürdüğümüz satırlarda yeniden buluşmak ümidiyle.
Kalemimizin gücü yettiğince, vicdan pusulamız şaşmadıkça buralardayız.
Yorum Yazın