Gazetecilik değersizleşirken fenomenler neden bu kadar itibar görüyor?
Tüm ülkede olduğu gibi Kayseri’de de yazılı ve görsel medya, gücünü sosyal medya karşısında kaybetmeye devam ediyor. Hal böyle olunca, yıllarını mesleğine vermiş gazeteciler görmezden gelinirken sosyal medya fenomenleri el üstünde tutuluyor. Ne yazık ki bugün geldiğimiz noktada, fenomenler İN, gazeteciler OUT!
Oysa gazetecilik, hakkıyla yapıldığı sürece toplumun en önemli ve en sorumluluk gerektiren mesleklerinden biridir. Çünkü vatandaş; yaşadığı şehirde olup biteni, kamu kurumlarının çalışmalarını, toplumun sorunlarını ve gerçekleri gazeteciler aracılığıyla öğrenir. Gazetecilik yalnızca haber yazmak değil, aynı zamanda kamu adına soru sormak, araştırmak ve gerektiğinde hesap sormaktır. Bu nedenle gazetecilik, ciddi bir sorumluluk ve vebal taşır.
Peki, sosyal medyada durum nasıl?
Takipçi ve izlenme uğruna her türlü içeriğin ön plana çıkarıldığı bir ortamla karşı karşıyayız. Özel hayatını sergileyenler, insan onurunu zedeleyen görüntüler paylaşanlar, çocuklarını sosyal medyanın malzemesi hâline getirenler ve yemek tanıtımı adı altında farklı beklentilerle gündeme gelenler… Üstelik bu içerikler, kimi zaman gerçek haberlerden çok daha fazla ilgi görüyor.
Asıl düşündürücü olan ise bu tablonun kamu kurumlarının etkinliklerine de yansımasıdır. Belediyelerin organizasyonlarında gazeteciler yerine fenomenlerin öncelikli tercih edilmesi, mesleğini yıllardır emek vererek yapan basın mensuplarının emeğini yok saymak değil midir?
Elbette sosyal medya da günümüz iletişiminin önemli bir parçasıdır. İşini dürüstçe yapan, topluma fayda sağlayan içerik üreticilerini ayrı tutmak gerekir. Ancak kamu kaynakları kullanılırken şeffaflık, liyakat ve kamu yararı esas alınmalıdır. Tanıtım hizmetlerinde yapılan ödemelerin mevzuata uygunluğu ve vergisel yükümlülükler de göz ardı edilmemelidir.
Unutulmamalıdır ki gazeteci, yalnızca bir etkinliğin fotoğrafını paylaşan kişi değildir. O, gerektiğinde o etkinliği eleştiren, eksikleri gündeme taşıyan ve vatandaşın sesi olan kişidir.
Gazeteciyi yok sayan, aslında toplumun haber alma hakkını da görmezden gelir.
Kayseri’den tüm Türkiye’ye soruyorum: Yıllarını mesleğine adamış gazeteciler hak ettikleri değeri ne zaman görecek?
Çünkü mesele yalnızca gazetecinin itibarı değil, gerçeğin ve kamu yararının itibar meselesidir.
Yorum Yazın