Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda görüşülen Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması, bölgesel güvenlik ve uluslararası savunma iş birliklerini gündeme taşıdı. Görüşmeler sırasında kürsüye çıkan AK Parti Kayseri Milletvekili ve TBMM Millî Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, küresel gelişmelerden Türkiye'nin savunma politikalarına kadar birçok konuda önemli açıklamalarda bulundu.
“ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞI'NIN AYAK SESLERİ”
Dünyanın giderek daha tehlikeli bir güvenlik ortamına sürüklendiğine dikkat çeken Akar, Birleşmiş Milletler kayıtlarına göre dünya genelinde 60 farklı noktada çatışmaların yaşandığını ifade etti.
Uluslararası ilişkilerde dengelerin hızla değiştiğini belirten Akar, ülkeler arasındaki dostluk ve düşmanlıkların kalıcı olmadığını, küresel güvenlik ortamının giderek daha karmaşık bir hâl aldığını söyledi.
Siber tehditlerin de ciddi bir güvenlik sorunu oluşturduğuna işaret eden Akar, mevcut uluslararası kurumların ve kuralların karşı karşıya bulunduğu sorunlara dikkat çekerek, “Üçüncü Dünya Savaşı'nın ayak sesleri” ifadelerini kullandı.
MEKKE ANLAŞMASI İÇİN İTTİFAK VE CAYDIRICILIK VURGUSU
Mekke Anlaşması'na ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akar, ülkelerin tarih boyunca güvenliklerini sağlamak amacıyla çeşitli ittifaklar kurduğunu hatırlattı.
Günümüzde savunma alanındaki iş birliklerinin bir tercih olmaktan çıkarak zorunluluk hâline geldiğini belirten Akar, Türkiye'nin de değişen güvenlik koşullarına uygun hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
Birinci Dünya Savaşı öncesinde yaşanan uluslararası yalnızlığa dikkat çeken Akar, benzer bir durumun yeniden yaşanmaması için güçlü diplomatik ilişkilerin ve savunma ittifaklarının önemine işaret etti.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE YOLUNDA ÖNEMLİ GELİŞMELER OLDU”
Türkiye'nin terörle mücadelesine de değinen Akar, “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda önemli gelişmeler yaşandığını ifade etti.
Terörle mücadelede kararlılığın sürdürülmesi gerektiğini belirten Akar, Türkiye'nin farklı etnik kökenlerden insanların yüzyıllardır bir arada yaşadığı köklü bir toplumsal yapıya sahip olduğunu söyledi.
Türkiye'nin sömürgeci veya emperyalist bir anlayış taşımadığını savunan Akar, ülkenin bölgesel barış ve istikrara katkı sunmayı amaçladığını dile getirdi.
SAVUNMA SANAYİİNDE BAĞIMSIZLIK MESAJI
Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayiinde gerçekleştirdiği atılımlara da dikkat çeken Akar, millî ve yerli savunma kapasitesinin geliştirilmesinin ülkenin bağımsızlığı açısından kritik önem taşıdığını belirtti.
Savunma alanında dışa bağımlılığın azaltılmasının Türkiye'nin uluslararası alandaki gücünü artırdığını ifade eden Akar, millî savunma projelerinin ülkenin güvenliğine önemli katkılar sağladığını vurguladı.
KIBRIS, AZERBAYCAN VE FİLİSTİN MESAJI
Konuşmasında Türkiye'nin bölgesel politikalarına da yer veren Akar, Kıbrıs meselesinde egemen eşit iki devlet ve eşit uluslararası statü yaklaşımını yineledi.
Azerbaycan'ı Türkiye'nin ebedi kardeşi olarak nitelendiren Akar, iki ülke arasındaki güçlü bağlara dikkat çekti.
Filistin ve Lübnan'daki gelişmelere de değinen Akar, bölgede tam ateşkesin sağlanması, sivillere yönelik insani yardımların artırılması ve boykot çağrılarının önemine işaret etti.
“MONTRÖ'YÜ ÇİĞNETMEDİK”
Karadeniz'deki güvenlik dengelerine ilişkin de konuşan Akar, Türkiye'nin Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin korunması konusunda kararlı bir politika izlediğini söyledi.
Karadeniz'in stratejik bir rekabet ve çatışma alanına dönüşmemesi için gerekli adımların atıldığını belirten Akar, “Montrö'yü çiğnetmedik, Karadeniz'in stratejik bir rekabet alanına dönüşmesine izin vermedik” ifadelerini kullandı.
Akar'ın TBMM Genel Kurulu'ndaki açıklamaları, küresel savaş riskleri, bölgesel savunma ittifakları ve Türkiye'nin güvenlik politikaları açısından dikkat çekti.

Yorum Yazın